Türk Blog Yazarları Ankara buluşması 12 Nisan 2008 tarihinde gerçekleşti! Yaklaşık otuz (30) kişinin katılımıyla tanışma, tartışma ve sonraki buluşmalarının altyapısını oluşturma kıvamında geçen bir buluşma oldu.
Buluşma ile ilgili paylaşmak istediğim noktalar var. Buluşmaya katılan kişilerin de bu buluşmayla ilgili paylaşımlarda bulunacağını düşünüyorum. Dolayısı ile genel konulardan bahsetmektense kısaca tekrarı önlemek adına kişisel fikirlerimi aktaracağım.
TBY Ankara Buluşması üç bölümde inceleyeceğim. Buluşma öncesi, toplantı ve buluşma sonrası.
Buluşma Öncesi
Öncelikle buluÅŸmanın gerçekleÅŸme ihtimali heyecan vericiydi … Sanırım bu cümle konuyla ilgili ilk düşüncelerimi yeterince açık bir ÅŸekilde aktarıyor.
Rahatlıkla söyleyebilirim ki bu buluÅŸmanın gerçekleÅŸebileceÄŸi düşüncesi ilk günlerde bana biraz gerçeklikten uzak gibi gelmiÅŸti. Amaçtan veya kiÅŸilerden ötürü deÄŸil. Bugünlerde birilerini aynı amaç etrafında olsa bile biraraya getirmek gerçekten zor. Bilinen bir gerçek var ki ÅŸu sıralar en popüler senaryo “nasıl kutuplaşırız?” ve “nasıl problemli oluruz?” … Konudan uzaklaÅŸmadan TBY BuluÅŸmasına dönüyorum.
BuluÅŸmanın yeri, zamanı ve katılımcıları netleÅŸtikçe ilk paragrafta yer alan “gerçeklikten uzak” ifadesi gücünü yitirdi ve yine ilk cümlede yer alan ikinci anlam ön plana çıktı. Neyi o ? “Heyecan verici” bir buluÅŸma.
BuluÅŸmaya katılacak kiÅŸilerin birbirini tanıyor olması “acaba yalnız mı kalacağım?” sorusunu gündeme getirmedi deÄŸil … Bunun üzerine zaten katılma niyetinde olan Ali‘yi birazda rahatsız eder ve zorlar gibi “katılalım, beraber katılıyoruz” ÅŸeklinde mesajlarla kandırmaya çalıştım. Neyseki Ali’ninde katılma kararını netleÅŸtirmesi ile kısmen rahat bir nefes aldım.
BuluÅŸma günü iÅŸimin biraz geç bitmesi, trafik ve Bahçeli içerisindeki park sorunu nedeniyle toplantıya geç kaldım. Ancak Ali’nin geç kalmış olması
sayesinde içeriye rahatça “biz baÅŸkentten geliyoruz” edasıyla girebildik. Gerçi Ali buluÅŸmanın yapılacağı yere gelirken ani bir U dönüşü ile kaçmaya çalışsada telefonla yardım hakkımı kullanarak kendisini buluÅŸma noktasına yönlendirdim.
BuluÅŸma ve KonuÅŸmalar
Toplantı/buluÅŸma salonuna/katına çıktığımızda sohbet baÅŸlamış, katılımcılar tanışmış ve oturma düzeni alınmıştı. Ancak kısa bir tanışma faslının arından bizde kendimize bir yer edindik ve sohbete katılmak için gündemi yakalamaya çalıştık. Bu arada Ali’nin muhteÅŸem yazısı ile hazırlanmış fantastik yaka kartlarımızı da taktık.
Kendisi çok erken ayrıldı ancak bir sonraki buluşmada sandalyeye bağlarsak daha uzun kalabilir gibime geliyor
…
İlk buluÅŸma olduÄŸu için daha çok tanışmaya ve genel problemlerin dile getirilmesine yönelik bir ortam oluÅŸturulmuÅŸtu. Seminer veya konferans tadında bir konuÅŸmacılar - dinleyiciler yapılanması yoktu. Çok sayıda kiÅŸinin görüşünü dinlemek ve mevcut problemleri deÄŸerlendirmek açısından en doÄŸru yapılanma da bence bu idi … BuluÅŸmanın bu yapısına yönelik getirebileceÄŸim tek yorum üzerinde konuÅŸulacak konuların tüm katılımcılara dağıtılması yönünde olacak. Konu baÅŸlıkları gözlemlediÄŸimiz kadarıyla belli idi ancak bu baÅŸlıklar eÄŸer tüm katılımcılara dağıtılımış olsaydı dersimize çalışmış olarak gelebilirdik. En azından kendi adıma konuÅŸmam gerekirse konu baÅŸlıkları hakkında pek bir bilgim yoktu dolayısı ile mevcut sohbeti dinleyerek diÄŸer konuları ise konu deÄŸiÅŸimlerinde öğrendim. Kendi adıma bir kez daha konuÅŸmam gerekirse “dersime çalışıp gelmek” derken hmmm neyse
BuluÅŸmada masaya yatırılan konulara baktığımızda temel sorunları ve konuları görüyoruz. Ana hatları ile içerik hırsızlığı, yazarlık ile para kazanma, wordpress’e bir bakış, seo, arama motorları (büyük bir oranda google), blog ödülleri ve bildirgeç olarak sıralanabilir.
KonuÅŸmaların başında yaÅŸadığımız tanışma faslında ve sonrasında ikili konuÅŸmalarda phpbb dil çevirimizin ne kadar etkili olduÄŸu ve insanların Erdem ÇorapçıoÄŸlu‘nu phpbb TürkçeleÅŸtirme çabasından ötürü onca seneye raÄŸmen tanıdığını gördüm. Gerçi bu mevzuya daha önce deÄŸinmiÅŸtim ancak görünen o ki phpbb TürkçeleÅŸtirme çalışmalarına iliÅŸkin bir yazı hazırlayıp sitemin görünen bir yerine koymalıyım.
Sohbetler sırasında çeşitli bakış açıları farklılıklarından doğan düzeyli tartışmalar yaşandı. Ancak yaşanmasa idi zaten bu buluşmanın bir anlamı olmayacaktı. Sonuç olarak bizler kendi özgür iradeleri ve bakış açıları ile üreten kişileriz. Biraraya gelmemizin sebepleri arasında problemlerin, bakış açılarının ve çözümlerin masaya yatırılması da mutlaka olmalı. Bir ilk buluşmaya göre yeterince tartışma yaşandı ancak sonuç elde etmek adına neler kaydedilebildi bilemiyorum. Bu konudaki düşüncemi yazımın devamında belirteceğim.
Yukarıda belirttiÄŸim konu baÅŸlıklarında genellikle konu google’a yönelik yorumlar ile ÅŸekillendi. OluÅŸturulan hava google tarafından yönlendirilen veya google’a doÄŸru yönelen bir stratejiler silsilesi olduÄŸu yönündeydi. Ancak burada ifade edilmesi gereken standartlar ve uyumlu yayıncılık idi ki bu da ifade edildi. Fakat google baskınlığı zaman zaman can sıkıcı oldu. Nasıl microsoft için tekelcilik muhabbetleri bir dönem baskınsa sanırım önümüzdeki süreçte google tekelciliÄŸinin baskınlığı ile devam edecek.
Yine konuÅŸmalar sırasında dikkatimi çeken bir husus ise katılımcılar arasında çeÅŸitli projeleri ve fikirleri olanların olması idi. Bazı katılımcıların çeÅŸitli projeleri veya fikirleri olduÄŸunu ve bunları hayata geçirmek için çalışma içerisinde olduklarını gördüm. Bu noktada bende “bir zamanlar proje fabrikası gibiydim” ve “tozlu raflarda olan projeleri üretmenin zamanı geldi” gibi düşüncelere daldım … Sanırım artık …
Ankara buluşması bir ilk için gayet başarılı idi. Ancak bence buluşma sonunda bir ortak hareket veya temel esasların konulması gerekliydi. Eğer biz TBY olarak bir araya geliyorsak bu toplantının sonucunda problemlerin tartışılması, fikirlerin paylaşılmasına ek olarak TBY adımlarını tanımlamalıydık. Bu konudaki görüşlerimi bir sonraki bölümde ifade etmeya çalışacağım.
Buluşma Sonrası
BuluÅŸma sonrasında çok sayıda fikir ve düşünce ile geri döndüm. Öncelikle böyle bir buluÅŸmaya katılmış olmak çok güzel. Yeni insanlar ile tanışmak, okuduÄŸunuz yazıların yazarları ile konuÅŸmak ve tanınmak … Bunlar güzel ÅŸeyler.
Bu noktada buluşma sonrası ile ilgili düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Öncelikle buluşma sonrasında yazmayı düşündüğüm çeşitli konular şekillendi. Bunlar;
- Özgün içerik. Bilgi paylaşımı. Bu konu sohbetler sırasında çeşitli farklı fikirlerin çıkmasına ve hafif tartışmalara neden oldu. Bu konuda bir standardın olması gerektiği düşüncesindeyim ve bu konuya ilişkin bir yazı hazırlamayı planlıyorum.
- phpBB çevirisi ile ilgili bir yazı hazırlamamda fayda var. Sanki bir önyargı sözkonusu. Neden yaptık ve sonrasında neler oldu bunlara değinmek gerekli.
- Çalıntı içerik. Bu konuda da çeşitli yorumlar yapıldı ancak bir çözüm veya yaklaşım biçimi belirlenemedi. Sanırım bu konu ile ilgili biraz araştırma yaparak katılımcı olabilirim.
Tanışma ve kaynaÅŸma amacıyla yapılan bu toplantı baÅŸarılı geçti ancak benim beklentim TBY olarak bir ortak hareket planı oluÅŸturulabilmekti. Sonuç olarak eÄŸer TBY çatısı ve bu çatının katılımcıları olarak bir yerde toplanıyorsak bir ÅŸekilde çeÅŸitli noktalarda buluÅŸabilmeliyiz. İçerik kalitesi, sunumu ve paylaşımı konusunda çeÅŸitli standartlar tanımlayabilmeliyiz. Özgür editörler olarak yaptıklarımızın ve paylaÅŸtıklarımızın önemini gözardı etmemeliyiz. Tabii benimki bir düşünce … EÄŸer kaygı duyduÄŸumuz ve problem olarak tanımladığımız çeÅŸitli konular var ise bunlara karşı ortak bilinç ile hareket edebiliriz. Tek başımıza ne kalitesiz ne de çalıntı içerikle mücadele edebiliriz …
Standartlar ve tanımlar yapmak bu tip oluşumlarda veya bu tip kullanıcı kitlelerinde tutmayacak bir düşünceymiş gibi görülebilir. Ancak buluşma esnasındaki konuşmalardan anlaşıldı ki blog kullanımı konusunda bile çok farklı düşünceler bulunuyor. Dolayısı ile kaliteli Türkçe içerik üretmek adına belli temel kabuller üzerinden hareket edilebilir diye düşünmekteyim.
Sona bence en önemli maddeyi bırakıyorum.
Neden TBY ? Neden Türk Blog Yazarları ? Neden Blog ?
Biz, Türkçe sitelerinde, Türkçe içerik paylaÅŸan/üreten yazarlar deÄŸil miyiz ? Blog için Türkçe bir karşılık üretemiyor muyuz ? Terimlerimizi ve kelimelerimizi Türkçe’nin üzerine kursak daha en temel kavramlarda baÅŸlayan kargaÅŸanın önüne geçmiÅŸ olmaz mıyız ? KiÅŸisel fikrim bu konuda hassas olmamız gerektiÄŸi yönünde …
Daha nice buluÅŸmalara …



18 Yorum
#1 ferhatonair 13.04.08 12.25
#2 erdem 13.04.08 12.28
#3 ferhatonair 13.04.08 13.09
#4 AhmetAli 13.04.08 14.53
Blog bence gayet uygun bir kelime. Türkçe bir isim üzerinde konuşmaya başladığınızda herkes kendince bir kelime kullanacak ve ortaya çıkan karışıklığa değmeyecektir.
Kelimeler öyle bir anda ortaya çıkmaz, uzun zamanlarda, halk tarafından yaratılırlar. Bir kelimenin kökeninin yabancı olması bizim olamayacağı anlamına gelmez; yeterki cümle yapısı bozulmasın. …
Üniversiteye “evenkent” demek bana çok garip geliyor doÄŸrusu; çünkü bir tarihi yok; yapmacık.
#5 erdem 13.04.08 17.04
Aynı kabullenme yaklaşımı ile TBD’nin neden kurulduÄŸunu da sorgulayabiliriz. Neden TürkçeleÅŸtirme çalışmaları yaptıklarını ve hatta neden TI(nformatics)D olmadıklarını sorgulayabiliriz …
Ben bunu doÄŸru bulmuyorum …
#6 Tamkarışık 13.04.08 19.52
#7 Resat 13.04.08 20.13
Nicelerine…
#8 Burcu 13.04.08 22.51
#9 şafak çalışkan 13.04.08 23.07
çok iyi işler çıkarttınız ama neden forumlarda yoksunuz
#10 Mustafa Türksavaş 14.04.08 03.11
#11 erdem 14.04.08 08.52
@Åžafak: Gayet kanlı canlıyım … Hayalet olsam sevimli hayalet casper olurdum herhalde bilemiyorum bu konuyu incelemek lazım
@Mustafa: Bence bu konuda bir çalışma/araştırma takımı oluşturulabilir. Bir sonuç elde edilebilirse çok iyi olur diye düşünüyorum.
#12 Kaan Fakılı 14.04.08 10.41
“Blog” kelimesine gelince, ben de epey bir süre bu kelime ile mücadele ettim. “Günce” ya da “sanal günlük” dedim sık sık. Ancak baktım ki herkesin gidiÅŸatı bu yönde deÄŸil, onun için bir yerde insan standartlara ayak uydurmak için blog kelimesini de kullanmaya baÅŸlıyor. Madem TBY olarak Türk günlük yazarlarının bir adım önünde bulunuyoruz, o zaman standart olarak “günce” ya da “sanal günlük” ya da “günlük” kelimesini kullanabiliriz. Standardı belirlemek biz yazarların elinde. Erdem’in dediÄŸi gibi hassas davranmamız gerekiyor. Dünyada bir adımızın, bir kimliÄŸimizin olmasını istiyorsak bazı ÅŸeyleri garipsemeden kullanmamız gerekiyor. Üniversite yerine evrenkent demek biraz garip gelebilir, çünkü üniversite yıllardan beridir ülkemizde kullanılıyor. Ancak blog kelimesi yaygınlaÅŸmaya daha 2-3 senedir baÅŸladı. Tüm kullanıcılar bu kelimeye kavramsal bir ÅŸeyler yüklemeden günlük kelimesini kullanabiliriz. Zira günlük kelimesi, blog kelimesini iik kez duyan birisine yaptığımız ÅŸey hakkında daha fazla bir ÅŸeyler çaÄŸrıştırır…
#13 erdem 14.04.08 11.26
#14 Veysel 14.04.08 12.12
#15 ahmet eroglu 15.04.08 15.29
#16 erdem 15.04.08 15.35
#17 Ali 15.04.08 19.16
#18 Kaan Fakılı 16.04.08 23.58